Yalnızlık Serüveni

0

Hiç tanımadığınız insanları kıskandığınız oldu mu? Benim oldu mesela. 

Etrafımdaki insanları kıskanarak büyüdüm ben! Bir süre sonra etrafımdaki insanları kıskandığımı fark edemeyecek duruma geldim. Önceleri, itiraf edemedim kendime! Bir süre sonra, etrafımdaki insan sayısı azalınca fark ettim. Belki de ‘insanların nesini kıskanıyorsun kızım, senin yerinde olmak isteyen bir sürü insan var,’ dedikleri için kesmiştim belki de insanlarla ilişkimi! 

Hayat adil değil arkadaşlar, hayat hiç adil değil! 

Çocukluğum hep hastane köşelerinde geçti benim. Etrfaımda yaşıtlarım olmak yerine doktorlar, hemşireler vardı. Elimde oyuncaklarım yerine serum kelebeği vardı. Ne zaman hastaneye gitsem, ‘ameliyat olması lazım’ diyen insanlar vardı etrafımda. Ya apandisit, ya fıtık ya da başka bir şey. 

İnsanların her gün yürüdüğü sokakta ben hayallerimi yıktım. İnsanlar, her gün yürüdüğü sokakta hayallerimden habersiz üzerine basarak gittiler. Kimsenin haberi bile olmadı!

Hiç tanımadığım insanları kıskandığım oldu. Çünkü benim hiçbir zaman yapamayacağım yapsam bile nefesim yetmeyeceği için engel olacak vücudum vardı. 

Ben sırf sesli nefes alıp veriyorum diye insanlarla telefondan konuşmaya çekindim. Çünkü biliyordum ki, eğer konuşursam nefesim yetmeyecek ve ben yine sesli bir şekilde nefes alıp verecektim. Sırf bu yüzden telefonlardan nefret ettim ben. İnsanlarla yüz yüze konuşurken ‘çok hızlı konuşuyorsun,’ diyorlardı. Ama bilmedikleri bir şey vardı ben ne kadar yavaş konuşursam konuşayım nefesim yetmeyecekti. 

İki dakika yürüsem; sanki 10 katlı bir apartman dairesinin merdivenlerini imip çıkmışım gibiydi nefes alışverişlerim. Sırf bu yüzden insanların dalga konusu oldum. 

Hastaneye gitmiyorum. Açıkçası gitmek istemiyorum. En son nefesim için gittiğim zaman ameliyat demişlerdi. Ben ameliyat olma kotamı doldurdum. 

Gitmiyorum!

Çünkü hastaneler benden çocukluğumu aldı. Hastaneler benden insanlarla olan iletişimimi aldı. 

Şuan biriyle konuşsam karşımdaki insan beni yanlış anlayıp laf ediyor. ‘Öyle demek istemedim,’ cümlesi bende organ oldu artık. 

Anlamıyorum, her şeyin iyiye gitmesi gerektiğini kim söylemişti?

Ben belki de hiçbir zaman insanların sabahları kalkıp yürüyüş diye adlandırdıkları şeyi yapamayacağım! Nefesim yetmeyecek çünkü. Arkadaşlarımla birlik olup bir kavgadan kaçamayacağım mesela. O çiçeklerin, papatyaların olduğu alanlara gidemeyeceğim mesela. Çünkü alerjim var ve nefesim yetmiyor. Sizin için en basit olan yürüyüşü bile çok gördü bu hayat bana. Etrafımdaki insan sayısı sıfıra indi. Elimde bir ailem kaldı. 

Ya benim ağlarken bile nefesim kesiliyor. Yorganı kafama kadar çekip ağlayamıyorum mesela. Yastığı ısırarak ağlayamıyorum. 

Aldığınız nefesin kıymetini bilin!                                                                                  Yürürken nefesiniz yettiği için sizi kıskanan insanların olduğunu düşünün! 

Buraya iyi dileklerimi ve her şeyin yolunda olduğuna dair şeyler yazmak istedim. Fakat hiçbir söz, cümle aklıma gelmedi. 

Herkesin acısı çektiği kadar derler ya, benim acımda nefesimin yettiği kadar!

Bana acımayın!

Çünkü etrafımdaki bana acıyan insan sayısı bir süre sonra def olup gitti!

Ben kendime acıyarak geçirdim ömrümü, elimde pişmanlıklarım ve acılarım kaldı. 

900 total views, 1 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Kendini sevmeyen egoist ruhlu kız!

Leave A Reply

Ankara Temizlik