Ümitlere Bir Neyse Daha

0

Ümit vermek çok dikkat gerektiren bir şeydir. Bir şey hakkında eğer gerçekten olacaksa kesin konuşulması gerek. Sonradan bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmeyecek ise başından vermemeli o ümidi.

Bir tatil düşünelim mesela. Bir yaz tatili. Aylarca yaz gelse de tatile gitsek der denize girmenin hayalini kurarız. Birde ardında gelişecek olayları düşünürsek çok güzel bir tat
il hayali ile karşılaşırız. Sonra o ardında gelişecek olaylardaki diğer şahıslarla o hayalleri daha da planlı bir hale getiririz. Bak bunu yaparız, şunu da yapalım diye uzar gider. Dersin ne güzel olacak bu yaz. Günler, haftalar belki aylar geçer ve o uzun zamandır planı kurulan tatil günü gelir çatar.

Her şey akışında gidiyor, her şey çok güzel. Yüzde kulaklara varan bir gülümseme ve işte en güzel yaz!

Derken o diğer şahıs tüm planı baştan aşağı bilerek ve isteyerek bozabilir. Bunu hiç düşünmemiştiniz değil mi? Hep güzel taraflarını düşünüyor ve adeta mutluluktan havalara uçuyordunuz. Hemde daha gerçekleşmeden. Oysa bakın gerçeği hiç öyle bulutlara çıkarmadı. Aksine yerin kaç kat altına soktu? Duyabiliyor musunuz sesimi? Geliyor değil mi sesim? Biraz daha bağırayım isterseniz oralarda duyulmayabilir.
hayal kırıklığı

İşte o günden sonra bazı şeyler eksilir hayatta. O günden sonra ümitler suya karışabilir ve kim bilir hangi okyanusa doğru yol alıyor şu an. O günden sonra insan gülmeyi öğrenir en acı anında bile. Çünkü insanlar ne yapsın ağlayan birini. İnsanlar üzüntüden kaçar vaziyetteyken sen ağlamışsın, ben ağlamışım onları ilgilendirmez. Ama bak bir gül kaç kişi olursunuz saniyeler içerisinde. Neden çünkü mutlusun. Güya mutlusun. Bırak görmesinler, anlamasınlar asıl olan biteni. Zaten anlatsan da anlamayacaklar, boş ver. Empati yapacaklarını düşünüyorsan eğer kendi dertlerinden başka büyük dert bilmezler. Seninki de dert mi der geçerler. Sonra onun sevgilisiyle olan kıskançlık kavgasını dinlersin, “bu muydu lan derdin” dersin. Der insan. Herkesin derdi kendine büyük sonuçta. Neyse der içine atarsın. Sonra büyür ‘keşke’ olur. Ufak bir ihtimalle de ‘iyi ki’ye dönüşür. Ama ümitler kim bilir hangi okyanusa doğru gidiyor ne ‘iyi ki’si. İyisi mi kaldı be!

Ümitlenmeden önce kim tarafından söylendiğine bakar olursun sonra. Hoş, bir daha öyle ciddiye alamazsın olayları ya, neyse…

199 total views, 3 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Leave A Reply