Kader

0

Hiç unutmam. 2005 senesinin bir Eylül gecesi Antalya’da denize yakın bir kafedeydim. Kafe dediğim küçük bir yer. Kapıdan içeri girince üstündeki küçük çan rahatsız etmeyen bir sesle çınlıyordu . Deniz kokusuyla karışmış hafif bi ahşap kokusu vardı. Meltem, camdan içeri usulca girip okşuyordu yüzümü. Hoş bir yerdi. 2 saat kadar oturmuştum o kafede. Normalde o kadar zamanı mümkûnatı yok bir yerde harcayamazdım. Harcadım işte… Neyse saat 7, kahvemin son yudumu ,en sevdiğim tarafı, boğazımdan aşağıya ağzımda acımsı bir tat bırakarak akıp gitti. Kahvemi bitirdim. Tam kalkacakken kafenin kapısındaki küçük çan sesi çınladı kulağıma. Kafamı kaldırıp o yöne  doğrulttum. O an kafamı kaldırmak belki de tüm hayatım boyunca verdiğim en iyi karardı. Kısa siyah saçlar, gülümserken parlayan gözler, pembe yanaklarında kendini ele veren çukurlar, gözlerimi alan gülüşle karşılaştım. Uçak yolculukları tutardı beni başım dönerdi.Onu gördüğümde uçaktakinden daha fazla dönmüştü başım. Sanki etraftaki her şey yok olmuştu bir tek o ve onun mimikleri, hareketleri kalmıştı. 1.5 saat o ve arkadaşları oturmuşlardı o kafede. Ben de oturdum, bi kahve daha söyledim ve tanrının sanatını izledim. O kadar zamanın nasıl geçtiğini fark etmemiştim bile. O arkadaşlarıyla konuşup eğlenirken ben onunla ilgili yüzlerce hayale dalmış nasıl tanışıcağımla ilgili onlarca plan kurmuştum kafamda. Öyle dalmıştım ki kendime geldiğimde kapıdan arkadaşlarıyla birlikte çıkıyordu . Ben de hemen hesabı ödeyip çıkmalıydım. Onu takip edip evini bulmayı düşünüyordum. Sonrasında belki her gün çiçekler gönderir, çiçeklerin içine notlar koyar hem merak uyandırırım hem de bi sempati oluşturur, iyi bir başlangıç yaparım diye düşünmüştüm. Planladığım gibi hesabı ödeyip kapıdan çıktım hemen. Sağa baktım, sola baktım. Yoktu. Yoklardı… Daha az önce çıkmıştı oysa kapıdan? Nerde? Diye düşünürken sağ ya da sol bi seçim yapıp bi tarafta bulma umuduyla yola düştüm ve sağa doğru hızla yürümeye başladım. Yarım saat kadar yürüdüm ama nafile. Sola gitmişti belki de. Kaçırmıştım… O kadar plan, hayal toz olmuştu işte…
O sene Antalya’ya tatil için gittim. Onu gördüğümde bir haftam kalmıştı İstanbul’a dönmeye. Kalan bir haftanın tamamını onu aramakla geçirdim. Neden bu kadar üzgündüm onu kaybettiğim için anlayamıyordum. İlk defa gördüğüm bir kızdı sadece. İsmini bile bilmiyordum. Ama üzgündüm işte. Neyse bulamayıp büyük hayal kırıklığı içerisinde uçakla İstanbul’a döndüm. İlk defa bi uçak seyahatinde başım dönmemiş, midem de bulanmamıştı. İstanbul’a döndükten sonra orada işlerime devam ettim. Bu arada 2 ay geçip gitmişti. O kız işten güçten aklıma bile gelmez oldu. Sonra bir gün iş yemeği için sekreterime rezerve ettirdiğim restoranda gittim. Görüşmeyi ayarlayan ben olduğum için ağırlamak amaçlı önceden gittim mekana. Yemekleri garsonları vs bi eksiklik çıkmasın diye kontrol ettim. Garsonlardan birinin yarım saat kadar gecikeceği haberini verdi aşçıbaşı . İnsanlık hali olabilir dedim kendi kendime. Yemeğe davet ettiğim firma elemanları yirmi dakika sonra gelmişlerdi. Garsonlardan biri hemen menüleri getirdi. Siparişlerimizi verip yemeğin gelmesini bekledik. Önce benim yemeğim geldi. Sarışın bir  bayan garson koydu yemeği önüme, yüzünü görememiştim. Ancak garsonların içinde bayan olmadığı aklıma geldi birden. Kafamı hemen yanımda duran bayanın yüzünü görmek için kaldırdım. Bu O’ydu… Saçları uzamış,kirli bi sarı rengine boyatmıştı. Bakışları aynı, teni… Donup kalmıştım. Bu sefer kaçırmamalıyım diye sürekli tekrarlıyordum kendime. Ve kaçırmadım da. Şimdi bir yıllık evliyiz. Karşımda yıllardır yemek yememiş gibi yemek yiyor bense bu kadar obur davranırken bile nasıl bu kadar zarif olabiliceğini merak ediyorum bir yandan. Öte yandan da iyi ki diyorum, iyi ki o gün o kafeye gittim. İyi ki o iş yemeğini o restoranda  verdirdim. Belki de iyi kilerle değildi, sadece kaderdi bu. Ve o benim kaderimde yazılıydı. Güzelim benim…

351 total views, 2 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Başlarda çekingen tanımaya başladıkça içindeki deliyi ortaya çıkaran böyle manyak biri işte.

Leave A Reply

Ankara Temizlik