Gökhan Yılmaz (kekotelli) Röportajı

4

Merhabalar.

Bu gün Tumblr kullanıcısı olan Gökhan Yılmaz (@kekotelli  @yaslicocukk) ile röportaj yaptık.

Kendisini çok köşeye sıkıştıramadık çünkü yeterince açık ve net bir insan ama Gökhan hakkında bilmek istediğiniz her şeyi bu röportajda bulabilirsiniz.

 

1- Öncelikle seni bir tanıyalım. Gökhan yılmaz kimdir? Ne yer? Ne içer?

– Gökhan Sıradan insanların yediği şeyleri yer, sıradan insanların içtiği şeyleri içer. 21 Yıldır yaşamaya çalışan Ankara aşığı biriyim. Doğduğumdan beride Ankara’da yaşıyorum. Aslında çok şehir görmedim ama görsem bile Ankara’ya olan tutkum hiç bir zaman değişmez 🙂

+  İlk aşkın Ankara diyebilir miyiz yani?

–  Aynen öyle diyebilir. Ankara’nın adını yazarken, adını gördüğümde bile farklı oluyor insan. Aslında bir numarası yok ama aşık olmak içinde illa bir nedene gerek yok 🙂

WhatsApp-Image-20160608

2- İlham perilerine inanır mısın? İlham perin var mı?

– İnsana ilham gelmesi için illa periye ihtiyaç yoktur bence. Bazen küçük bir olay, küçük bir mutluluk bile ilham gelmesine yeter. İlla bir ilham perisi olacaksa bence bu mutluluk olur. İnsan mutlu olduğu zaman hem öz güven bakımından hem de kafa bakımından çok rahat olur ve o zaman istediği şeyleri bir periye gerek kalmadan yapabilir 🙂

3- Yazmaya ne zaman ve nasıl başladın?

– Konuşmamaya başladığım da yazmaya başladım diyebiliriz. Yani aslında insanların kendini ifade etme şekli farklıdır. Kimi konuşarak, kimisi yazarak kimisi susarak. Fazla konuşmayı sevmeyen biri olarak yazmanın daha cazip geldiğini gördüm. Çünkü yazarken sadece kendine yazarsın ancak yazdığını herkes okuyabilir. Yazdıklarının beğenilmesi, okunması ve insanlar arasında paylaşılması sana farklı bir huzur ve mutluluk verir. Bu mutluluğu anlık olarak konuşmada alamazsın, Çünkü konuşursun ve biter, Söz uçar yazı kalır diye boşa dememişler 🙂

4- Kendi hayatını yazma fırsatın olsa hayatında ne gibi değişikler yapardın?

– Aslında herkes kendi yaşantısını beğenmez ve değiştirmek ister. Genel olarak bende öyle düşünsem de hayatımda hiç değiştirmek istemediğim şeyler de var. Karakter olarak kendimi değiştirmeden çevremi değiştirmek isterdim. Aslında bunu bir hikaye veya bir oyun olarak nitelendirirsek, bu oyunun kahramanı benim ve yaptıklarımın yaşantımın doğru olduğunu düşünüyorum. Ama oyunda ki karakterleri ve çevreyi değiştirmek isterdim :). Öncelikle yaşadığım yeri beğenmiyorum daha farklı yerlerde insanların daha temiz ve güzel olduğu diyarlarda yaşamak isterdim. Sonra çevremde ki sahte insanların tamamını silerdim. Geçmişte çocukluk ve lise dönemlerimi tamamen değiştirmek isterdim. Çünkü o dönemleri herkesin yaşadığı gibi yaşayamadığıma dolu, dolu geçmediğine inanıyorum. Herkesin anlattığı güldüğü eğlendiği lise anıları bende olmadı. Daha sonra çevremi düzgün insanları dış görünüşlerine göre yargılamayan, beni ben olduğum için kabul edecek ve gerçekten sevecek insanlarla donatırdım. Hayat ne güzel olurdu değil mi?

5- Bir şeyler yazarken dışarıdan bakan birisi seni görse ne der?

– Bir şeyler yazarken kimsenin görmesini istemem dolayısıyla göremedikleri hakkında bir şey diyemezler 🙂

+  kendini odalara kapatıyorsun yani? 🙂

– Yazmanın amacı da budur zaten. Gidip gürültülü kalabalık bir ortam da yazamazsın 🙂 Başta sorduğun ilham perisi gelmez. Yazmak için tek olmalısın ki düşüncelerini hiçbir şey etkilemesin.

6- Çok önemli bir işin çıktı ve aklına o anda çok mükemmel fikirler geldi. Ne yaparsın?

– Büyük ihtimal unuturum. Bir daha da aklıma gelmez. Biraz unutkanım ama aslında o fikir bi kere geldiyse daha iyisi tekrar gelir. İşim bittiğinde 5 dakika düşünürüm. Eğer bulamazsam bir daha düşünmem 🙂

7- “Herkes bu kitabı/filmi okumalı-izlemeli” dediğin kitap ve film hangisi?

– Kitap olarak beni en çok etkileyen Şemsi Tebrizi’nin hayatını ve Mevlana ile olan hikayesini anlatan “Aşkın Gözyaşları” kitabı. Çok etkiliyor aslında herkesin bir kere okuyup o manevi duyguyu hissetmesini isterdim. Sonlara doğru iyice etkiliyor çoğu yerde gözlerini dolabilir.  Sevgilisinden ayrılan aşk acısı çeken, ölüp biten insanların mutlaka okuması ve okuduktan sonra “Benimki de aşkmıymış be ” diye kendilerini suçlayacakları cinsten bir kitap.

– Film olarak aslında ben daha çok Bilim kurgu tarzı filmleri severim. Ama “etkileme” kısmına geldiğimizde bilim kurgu filmleri bu tür etkilemeleri yapamayacaktır. Daha çok dram filmleri insanları etkiler sonu ve başlangıcında “wooww” diyebildiğiniz filmler sizleri etkiler. Bu tür filmler çok var aslında ama benim özellikle sonunda şaşırdığım ve etkilendiğim film “Esaretin Bedeli” oldu. Zaten imdb sonuçları da beni haklı çıkarıyor. Özellikle “Umut iyi birşey belki de en iyisi ve iyi şeyler asla ölmez” repliği beni en çok etkileyen repliklerden biri olmuştur.

8- En büyük sakarlığın nedir?

– Öyle beni etkileyecek sürekli aklımda olacak bir sakarlığım olmadı. Düşme takılma vs gibi sıradan sakarlıklar. Ama bir keresinde ayağımı yolda bulunan ızgaralardan birine sokmuştum. Nasıl becerdim bilmiyorum ama baya acı çekmiştim 🙂

9-  “İlk görüşte aşk” kavramına inanır mısın?

– İnanmam. Çünkü ilk görüşte aşk olmaz hoşlantı olur. Aşk dediğin, aşık olduğun insanın her hareketini inceleyip görürsün, yapacağı yaptığı her şeyi bilirsin. Telefondan konuşurken söylediği kelimelerden mimiklerini anlarsın. Bir şey söylediğinde daha cevabını vermeden ne cevap vereceğini tahmin edersin. Bir konuda ki fikirlerini düşüncelerini ondan bile daha iyi bilirsin. Onu üzecek, mutlu edecek şeyleri bilebilirsin. İşte bunları yapabiliyorsan aşıksındır. İlk görüşte olan sadece dış görünüşten etkilenmek. Belki de o dış görünüşünü beğendiğin insanın karakteri tamamen sana zıttır? Ve bu durumda da ona aşık olamazsın.

+ En güzel tanımlardan birisi oldu resmen. 🙂

10- İlk kaç yaşında ve nasıl aşık oldun?

– İlk aşık olduğum yaş sanırım 16 falandı. Aslında aşk olup olmadığını bile bilmiyordum çünkü ilk defa yaşadığım duyguları yaşadım. Herkesin aşkı anlatırken tarif ettiği duygular işte. Aşk teşhisini koymam için aradan haftalar geçti. Ve en sonunda aşık olduğuma inandım. Aşık olduğum kişide eniştemin kız kardeşiydi. Evet saçma olabilir ama önüne geçemiyorsun. Belki de günlerce yanında sessiz kaldım, sadece onu izledim dinledim gece yattığında başucuna geçip saatlerce onun uyumasını seyrettim. Ve en sonunda da bitti..

11- Yazdıklarınla ilgili geri dönüşler nasıl ?

– Genelde güzel şeyler geliyor, hatta kötü hiçbir yorum almadım diyebilirim. Özellikle biyografimi herkes çok beğeniyor. Genelde eğlenceli esprili ve ironik şeyler yazmayı severim.

12- Buradan aktarmak istediğin bir şeyler var mı? Halka sesleniş yapabilirsin.

– Buradan Tumblr ahalisine sesleniyorum. Tumblr Türkiye web sitesini ve uygulamasını günde 1 kere de olsa bizlere destek olmak için ziyaret edebilir arkadaşlarınıza tavsiye edebilirsiniz. 🙂

13- Son olarak sitemize (yani kendi sitene) şöyle bir baktığında nasıl buldun? 🙂

-Site benimmiş diye demiyorum ama bence güzel site. 🙂 Çok güzel içerikler paylaşılıyor ve samimi bir site tabi ki geliştirilmesi gereken yerleri var onlarda zamanla düzelecek inşallah. 🙂

+ o zaman bizde bu güzel röportaj için site sahibimiz Gökhan’a çok teşekkür ediyoruz. 🙂

– Ne demek bu güzel sorular için ben teşekkür ederim 🙂

478 total views, 2 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

20 yaşının başlarında, kumral, yeşil gözlü, konuşmayı seven (bazen hiç susmayan), dediğim dedik çaldığım flüt bir insanımdır. Genellikle dinlemeyi ve yazmayı severim. Telefon genel olarak elime yapışıktır:) İnternet olmadığı ortamlarda muhabbet yoksa kendimi idam edebilirim. Birde her yerde beni niceonedreamer olarak bulabilirsiniz.

4 yorum

  1. bence ilk önce ilk dört yazarınızlada yapmalısınız bence, açıkçası ben en çok onları merak ediyorum. purplack, bakkalamcamerhaba, siyahhuzurverir, bayaniihayet. bunlarla nolur yapn çok merak ediyum içerikleri çok yaratıcı röportajları nasıl olur acaba

Leave A Reply