Gökdeniz

0

Sabırsızca söylenmeyı bekleyen kelimler boğazına dizildi. Harcanan her nefes sanki ateşti, yaktı kalbini. Beklenen her yolda depremler olmuş, ortadan kalkmıştı. Sızlayan her yara kanamaya başlamıştı. Okunan her kitap anlamını yitiriyordu sanki. İçilen sigaralar boştu, dumanında kaybolunuyordu. Her gülümsemenin altında acı bir anlam vardı. Gözlerinin daldığı zamanlar, kenarda köşede gizlenmiş eski duyguları zaptetmek zor oluyordu, ister istemez gün yüzüne çıkıyordu. Her uyuduğunda rüyaları ellerinden tutmuyor, korkularının ortasında bırakıyordu. Çay bardağının üstünde tüten dumanı öylesine seyrediyor, içmeye kıyamıyordu. Bir çay bardağında sevgiyi arıyordu. Nerde bulabilirdi bu gizlenmiş duyguyu? Sabah okula giderken elindeki kağıttan uçağı uçurunca sevinen çocuğun yüzünde mi? Sahibinden dayak yiyip ama dönüp sahibinin elini yalayan köpeğin merhametli bakışlarında mı? Bebek bekleyen bir annede mi? Girdiği denizin sıcaklığında mı? Yağmur yağdıktan sonra olan toprak kokusunun mayhoşluğunda mı? Mezar başında ağlayan insanda mı? Dua eden yaşlı teyzede mi? Nerde bulabilirdi? Ama o en iyisini yaptı. Sevgisini gökyüzüne kazıdı, ne de olsa her zaman yanındaydı. Bu kimdi? Bir deli. Sadece başkalarıyla uyuşmayan bir deli, zaten belli olmuyor muydu? Ama sen savur, bir deliyle uğraşmak kime ne. Sen kendini denizlere at, mavinin nasıl değiştiğine şahit ol. Ne kadar derin olduğunu düşün, kaybolabilir misin orada, boğulabilir misin o hırçın sularda? Tek başına kalabilir misin, korkar mısın? Acıyı hisseder misin? Bak orada artık istediğin kadar düşünebilirsin, mesela delilerin düşün. Hani sessiz, kimse yok ya… Al sana kocaman bir alan, bir tek sen varsın, bir de bedeninin yarısını kaplayan durgun aciz bir su. Hadi düşün, sevgiyi düşün. Biraz sonra birkaç balık gelip etrafında dans edecek, dokunabilir misin onlara? Düşünüyorsun değil mi? Mesela delileri, sevgi denen gizemli duyguyu. Bak balıklara nasıl da tasasız bir şekilde etrafında dans ediyorlar, sor onlara sevgiyi. Ne dediler? Evet, burda dediler demi? İşte sevgi burada. Bak yukarıda gökyüzü, altında sonsuz mavinin zamanla koyulaştığı deniz. Bunları senden kimse alabiliyor mu? Sevgi bu. Hissedebiliyor musun sıcaklığını? Güneşin seni ısıttığını, denizin seni nasıl ayakta tuttuğunu. Ama istersen bu sevgide boğulabilirsin değil mi? Ama sen hep dengede ol, tam ortada. Eğer bu sevgide boğulursan siyahı görürsün. Hani dedik ya, mavinin zaman zaman koyulaştığı diye. En sonunda siyah olur, boğulma sakın. Bak bu sevgi seni bırakmaz. Şimdi, delileri de anladın değil mi? Hani sevgilerini gökyüzüne kazımışlardı, sürekli gökyüzüne bakıp gülümsüyorlardı ya, anladın demi onları. En iyisini yapmışlar onlar, sen de yaptın. Şimdi sana da deli derler Gökdeniz. Varsın desinler, sen hakikatı biliyorsun. Gökdeniz, göğünden ve denizinden hiç ayrılmaman umuduyla…

265 total views, 1 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Kelimelerin altındaki gizli anlamlarda yaşamaya çalışan biri, bilinmeyen kayıp. 16.

Leave A Reply