Gitti Giden

0

“Hiçbir şeyimi kesemedim.” dedi genç kadın, biçimli kaşlarına düşen kahküllerini yana atarken. “Uzamaya küsmüş saçlarıma tekrar soğuk demirli bir makas vurmaya kıyamadım. Zaten mutluluklarım gibi yeterince kısalar. Ve rimellerin dahi uzatamadığı kayıp kirpiklerim, onlar hala kurumadılar. Çıkık elmacık kemiklerimden küçük çeneme süzülen yaşların yolunu kesememiş olmamdan belki de hala ıslak oluşları. Biliyorum benim hatam.
Hiçbir şeyimi kesemedim. Bak hala gülüyorum onlara. Fütursuzca yüreğimi paramparça edenlere… Hiçbiriyle muhabbetimi kesemedim ki. Belki alınırlar diye özenle seçip, sunduğum kelimelerimin aksine hesapsızca dillere varıp sol yanıma saplanan keskin kelimelere de bir küskünlüğüm yok. İzbe bir sokakta önümden geçen insanları izliyorum sadece. Adımların eskittiği, soluk gri kaldırımlara uzanan hastalıklı bir sokak kedisi misali… Kimin ne derdi varsa  zihnimin en gizli odacığında konuşlanmış. Nasıl üzgünler, nasıl kırgın… O huyumu da kesemedim daha. Niyatim yok ya, neyse…”
Sırtlarını yasladıkları yaşlı bankın çiğ yemiş tüm yumuşak kısımlarına tek tek parmak basarken bir sonraki cümlesini düşünüyordu, Özgür. Ne diyebilirdi, yabancı adama. ‘Canımı çok yaktılar, bayım. Kor oldum yandım, kül oldum dağıldım ama her seferinde mazoşistce bir duyguyla yine yeniden yanmak için kendimi harladım.’ mı? Gülerdi ki adam. Çatlayana kadar kahkaha atar ‘Kendi düşen ağlamaz. Sonuna kadar haletmişsin,’ diyerek yanından kalkıp giderdi.
Göğsünü derince şişirip, yavaşca indirirken bir defasına mahsus tüm içinde kalıp boğazında yumru olan kelimelere geçiş izni verdi. Biliyordu ki çıkan izdihamda bir çoğu ezilerek yok olacak, dışarı ancak birkaç cümlelik kelime çıkacaktı.
Dili döndü, yüreği tekledi ve duraklamasının ardından ilk cümlesini söyledi. “Yapmaya çalıştığım şey kendimi acındırmak değil,” dedi ve devam etti. ” Ben sahi hiçbir şeyimi kesemedim. Ama olsun biraz da olsa umudum var.  Ve ben hala sizlerin göremediği, kısa saçlarımı ve kirpiklerimi uzuna tamamlayan saydam kılların olduğunu düşünüyorum. Hep umudumun işi. Hep…”
Kalkık burnunun ve diğerine göre daha kısık olan gözünün birleştiği noktaya düşen yağmur damlasıyla kapattı gözlerini. Açtığındaysa yanından kelamsız kalkan adamın gittikçe küçülen sırtıyla karşılaştı. Yine yalnız kalmıştı siyah bulutlar altında. Ve yine ayak bileklerinden boğum boğum bir halatla acımasız bir şiirin mısralarına asılmıştı, Özgür.
‘Bu Allahsız, bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden’

301 total views, 2 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Başlarda çekingen tanımaya başladıkça içindeki deliyi ortaya çıkaran böyle manyak biri işte.

Leave A Reply

Ankara Temizlik Canli Casino NetSpor Haber