En Acı Veren Ölüm Biçimleri

0

Her canlı için kaçınılması mümkün olmayan bir sondur ölüm ve belirsiz bir zaman diliminde sizi beklemektedir. Eğer son söz hakkının kendinize ait olduğunu düşünmüyorsanız tabi. Bakınız; Nilgün Marmara , ölümün çekingenliğinden sıkılıp, belirsiz zaman dilimini ortadan kaldırarak kendisi belirledi buluşma saatini. “Hayatın neresinden dönülse kârdır” ifadesi bizlere yaşamı sorgulatsada , ölüm ile buluşmanın bedenimizde oluşturacağı tarifsiz acı bu sorgulamayı bastırıyor.Ölümün her şekli canımızı yakabiliyorken gelin birde ölümün en tatsız biçimlerine bakalım.

Yanarak ölmek

Bir çok insanın yaşamaktan korktuğu ölüm biçimidir.Tüyleri dikenlendiren bu ölüm şekli önce sizden tüylerinizi  daha sonra ise saçlarınızı alıyor . Siz can çekişen çığlıklar atarken ise derinizin üzerindeki sinir hücreleri yanıyor. Sinir hücreleriniz tamamen ölene kadar tüm bedeniniz tarifsiz bir acının koynuna bırakıyor kendini ve sinirlerin ölümüyle birlikte acı sona eriyor. Ancak siz bedeninizin yanmasından dolayı değil duman ve gazlar nedeniyle nefes alamamaktan ölüyorsunuz.

Elektrik akımına maruz kalarak ölmek

Bu şekilde can veren insanların iki ölüm nedenin olduğu tespit edilmiş. İlk olarak vücudun elektrik nedeniyle şoka girmesi ile kalbin ani bir şekilde işlevini kaybetmesi ikinci olarak ise beynin yanmasıdır.

Asılarak ölmek

Ölümün bu biçimi genellikle intihar ve eski moda idam durumlarında görülmektedir. Boynunuza kolye edasıyla astığınız ipin , altınızda ki tabureye tekmeyi attıktan sonra beyne giden arterleri tıkamasıyla on saniye içerisinde kendinizden geçerek can veriyorsunuz tabi ipi doğru bir şekilde astıysanız aksi takdirde nefessiz kalma durumu başlamakta ve siz panik içinde kurtulma iç güdüleriniz nedeniyle çırpınarak 10-15 dakika içerisinde can vermektesiniz.

Yüksek bir yerden düşerek ölmek 

Genellikle intihar için sık kullanılan ölüm biçimlerinden bir tanesi daha. Ancak iş kazası ya da dalgınlık sonucunda da bu şekilde can veren bir çok insan var. Bu ölüm biçiminin  sanıldığı kadar çok acı vermediği bilim adamlarınca açıklanmış çünkü 145m yüksekten atlayan kişi 200km hızla yere çakılmaktadır ve daha yere düştüğü ilk saniye bedenin %75’lik bir kısmı çoktan ölmüştür bunun nedeni ise karaciğer ve akciğerlerin parçalanması, kemiklerin kırılarak iç organlarını zedelemesidir.

Boğularak ölmek

Normal bir insan suyun altında doksan saniye nefesini tutabilmektedir. Bu süreden sonra su yutmaya ve öksürmeye çalışmaya başlar. Bunun yanında git gide     artan paniğinizi de işin içine katarsak bir hayli acılı bir ölümün içindesiniz. Su yutma eyleminiz her saniye artmaya başlayacak ve su hava yollarından içeri girerek oksijen almanızı engelleyecektir. Ciğerleriniz de yanma ve acıma hissi baş göstermeye başlayacaktır. Acı, yanma, çırpınma ve paniğiniz beyninize oksijen gitmediğinde son bulacaktır. Oksijensiz kalan kalbinizde bir süre sonra duracak ve artık ölmüş olacaksınız.

Bu listeyi daha bir çok seçenekle uzatabilirdik ancak hepimizin korktuğu ölüm biçimi farklı ki ölümden ve acıdan korkmayanlarımız da var, hatta ölümü kurtuluş olarak sayanlarımız da. Son bir örnek daha verecek olursam ;Bir anne için ‘ Çocuklarım bensiz ne yapacak’ düşüncesi ile ölmek boğularak ölmekten çok daha acı çok daha ağırdır. Korkularınızı bir kenara bırakın ve sevdiklerinizle bolca vakit geçirin. Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi ”Çok sıkıldıysan hayattan bir mezarlığa git, ölüler iyi bilir yaşamak güzeldir.”

628 total views, 1 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Leave A Reply

Ankara Temizlik