Emine Akyol Röportajı / Wattpad

0

Merhabalar.

Bu gün karşınıza yine güzelim bir röportajla geldim. Bu gün Wattpad yazarı olan Emine Akyol (Emine_Akyol) ile röportaj yaptık. biz yaparken çok eğlendik. Özellikle bir kısım var ki biz çok güldük.

“+ Peki Ayşe şuan nerede?

– Ayşe şimdi hurda, Ayşe çöp, Ayşe yok oldu. 🙂 “

 

1-Öncelikle seni bir tanıyalım. Emine Akyol  kimdir? Ne yer? Ne içer?

– Eyvah, eyvah! Röportaj yaparken en çok zorlandığım soru bu oluyor genelde. J 24 yaşındayım, hayatımdaki en önemli insanlar olan annem ve kız kardeşimle (Kendisi sana çokta yabancı sayılmaz yahu, her aynaya baktığında gördüğün kişi sonuçta.)  birlikte yaşıyorum. Özel bir şirkette çalışıyorum. Boş bulduğum her anı okuyarak değerlendirdiğim, bu yüzden çevremdekileri bolca delirttiğim doğrudur. (Tabi sen bunu da biliyorsun. 😀 ) Kısaca özetlemek gerekirse Emine Akyol; kitaplara ve okumaya ölesiye aşık, biraz çatlak, bir o kadar da değişken bir kişilik. Ne yer sorusuna cevap olarak özel bir cevabım olmasa da, ne içer sorusuna Türk Kahvesi cevabını hiç düşünmeden verebilirim. Kahvenin her türlüsü aşktır zaten.

+ Özellikle bol köpüklü olanı büyük bir aşk.

WhatsApp-Image-20160616 - Kopya


2-İlham perilerine inanır mısın? İlham perin var mı?

– İnanırım tabi ki. Herhangi bir anda, herhangi biri bu potansiyeli taşıyabilir. Yine de önemli olan doğru anda, doğru psikolojide olabilmek. Tüm periler yanı başımda parti yapmaya karar verse de, psikolojim müsait değilse yazamam, çok net!


3-Yazmaya ne zaman ve nasıl başladın?

– Kendimi bildim bileli kafamda kurgular dolaşır. Ama ilk hikâyem olan Armina’yı yazmaya bir- bir buçuk yıl önce arkadaşlarımın cesaretlendirmesi sonucunda başladım. Okumaya zaten aşık olan ben, yazarken bambaşka bir benliğim olduğunu keşfettim.

+ Peki, Armina’yı yazarken neyden ilham aldın?

– Armina benim için çok özel bir hikâye. Başka bir hikaye yazsam da, yazmasam da en özel olarak kalmaya devam edecek. Çünkü Armina, tecavüzün, şiddetin, hakaretin, aşağılamanın kabul edilebilir şeylermiş gibi yansıtıldığı, kötü adamların çekici gösterildiği, töre/para ya da aile zoruyla yapılan evliliklerin aşk evliliklerine dönüştüğü hikâyelere karşı verdiğim bir cevaptı benim için. ‘Hayır, Durun! Gencecik kızların aklına yanlış mesajlar sokuyorsunuz. Çok sevdiği için şiddet uygulamaz bir adam ya da bir genç kızın masumiyetini çalan biri iyi olamaz, siz istemediğiniz, izin vermediğiniz sürece kimse size zorla bir şey yaptıramaz, aşağılayamaz.’ Deme şeklimdi.

WhatsApp-Image-20160615 (1) - Kopya


4-Kendi hayatını yazma fırsatın olsa hayatında ne gibi değişikler yapardın?

– İyisiyle kötüsüyle yaşadıklarını kabul edip, önüme bakmayı tercih edenlerdenim. Çünkü tüm hatalarımla, sıkıntılarımla bu hayat benim ve şuan ki kişiliğim yaşadığım hayat sayesinde oluştu. Bu yüzden yazarken de yaşadıklarımı değiştirmezdim.


5-Bir şeyler yazarken dışardan bakan birisi seni görse ne der?

– Bu sorunun cevabı yazdığım sahneye göre değişir. Çünkü yazarken, olayları birebir yaşıyormuş gibi hissedenlerdenim ben. Örnek vermek gerekirse; hüzünlü bir sahne yazarken dışardan gören bir insan, hayatımın en kötü gününü yaşadığımı düşünebilir.


6-Çok önemli bir işin çıktı ve aklına o anda çok mükemmel fikirler geldi. Ne yaparsın?

– En pratik çözüm olarak ses kaydı yapmayı tercih ederim.


7- “Herkes bu kitabı/filmi okumalı-izlemeli” dediğin kitap ve film hangisi?

– Daha önce de söylediğim gibi ben okumaya aşık bir insanım. Kitaplarım arasında seçim yapmam çokta mümkün değil. Ama illaki tavsiye vermem gerekirse benim gibi fantastik seven okurlara Büşra Toraman’ın hikayelerini önerebilirim. İlk iki kitabı satışta olan Amazon Serisi’nin yanı sıra benim favorim, Wattpad’de yayınlanmaya devam eden Kırmızı Başlıklı Kız serisi. ‘Türk’ler Fantastik yazamıyor’ dediğim zamanları geride bırakmamı sağlayan yazardır kendisi. Film konusuna gelince; Hızlı ve Öfkeli serisine karşı çok ciddi hisler besliyorum. İzlemeyen kaldıysa hemen koşup izlesin bence. 😀


8-En büyük sakarlığın nedir?

– Benim bünyemin %50si sakarlıktan oluşuyor zaten. 😀 Ama en büyük sakarlığım çizmek için günlerce uğraşıp emek verdiğim mimari projenin üstüne döktüğüm kahvedir. Bu kadarı beni bile aşmakla birlikte tekrar çizmek zorunda kaldığım süre boyunca kendime büyük küfürler etme sebebimdir.


9- “İlk görüşte aşk” kavramına inanır mısın?

– Aşkın kavramlara sığmayacağına inanıyorum ben. Nedeni, nasılı, zamanı yoktur. İlk görüşte de aşık olabilir insan, yıllar sonra hiç beklemediği bir anda da.


10- “Hayatımın aşkı” diyebileceğin birisiyle tanıştın mı?

– Evet.


11- Kitabınla ilgili geri dönüşler nasıl?

– Genel olarak olumlu dönüşler alıyorum, hatta olumsuz yorumlar beklediğimden daha az. Kurgu ve karakterlerimin hislerinin çok gerçekçi olduğunu ve hayatın gerçeklerine değindiğim için çok mutlu olduklarını söylüyor okuyucularım. Buda beni aşırı mutlu ediyor.

+ Aldığın en komik yorum neydi peki?

– Aldığım en komik yorum demeyelim de, aynı cümleye verilen aşırı şaşkınlık tepkileri var. 🙂 Ana karakterlerden biri olan Levent’in çocuğu olduğunu öğrenen okuyucularım şaşkınlıklarını belirtmeden duramamışlardı. Bu kadar şaşırmalarını cidden beklemiyordum. 30 yaşında bir adamın çocuğu olmasına aldığım tepkiler öyle komikti ki beni baya güldürmüşlerdi.


12- İlk kaç yaşında ve nasıl aşık oldun?

– 14 yaşında ve sadece bir kez aşık oldum.

+ Peki aşk nasıl bir duygu? Kelebekler gerçek mi? 🙂

– Tarifi olmayan, tariflere sığmayan bir duygu. Cennetle, cehennemi bir arada yaşamak gibi. Aşk; okyanusun ortasında susuz kalmışken, muhtaç olduğunuz o bir yudum su. Yanı başınızdayken, aslında çok uzağınızda olabilir. Ya da yanı başınızdaki aşk kalbinizi ferahlatmaya yetmezken, kilometrelerce uzağınızdakinin hayali bile susuzluğunuzu giderebilir. Aşk; bir insana ‘asla yapmam’ dediği her şeyi yaptırabilir.

Kelebeklere gelince, bence kurtçuk onlar, kalbimizi yiyip bitirmeye çalışıyorlar. 🙂

13-Küçükken en çok sevdiğin oyuncağın neydi?

– İlginç bir şekilde annemin gelin arabasının önüne süs diye konulan bebekti benim en sevdiğim oyuncağım. Oldukça yaratıcı bir insan olduğumdan adı da Ayşe’ydi. Daha konuşmayı öğrenmeden o bebekle oynamaya başlamışım, dalga geçmeyin. 😀

+ Peki Ayşe şuan nerede?

– Ayşe şimdi hurda, Ayşe çöp, Ayşe yok oldu. 😀

14- Bize bir çocukluk anını anlatır mısın?

– İlkokul birinci sınıfta okumayı ilk söken öğrencilerden biri olduğum için Öğretmenim bana kurdele takmıştı. Ben de o heyecanla dersi asıp, okulun karşısında olan teyzemlere kaçmıştım, kurdelemi gösterebilmek için. O yaştan belliymiş ne olacağım. 😀


15-  Kitaplarla ilgili birazcık spoiler istesek?

– Şu an devam eden tek hikâyem ‘Aşk Olsa Duramazsın’. Oda askıda bekliyor, yazasım yok yani. Sanırım romantik hikâyeler pek bana göre değil. Fantastik bir kurgu yazmayı çok istiyorum. Şimdilik verebileceğim tek spoiler bu sanırım.

WhatsApp-Image-20160615 (2) - Kopya

WhatsApp-Image-20160615 (3) - Kopya

16- Buradan iletmek istediğin şeyler var mı?

– Buradan teyzemgillere selam söylemek isterim. 😀 Şaka, şaka. Söylemek istediğim tek şey; okuyun, okutun. Her yeni kitap farklı bir insan, farklı bir dünya tanımak gibi. Her yeni kitap yeniden hayatı sil baştan yaşamak gibidir.

17- Son olarak sitemizi nasıl buldun?

– Oldukça eğlenceli bir site. Güncel olayları keyifli bir dille, kaliteli görsellerle okumak gerçekten çok keyifli. Teşekkürler Tumblr Türkiye.

+ Biz de bu güzel röportaj için Emine’ye çok teşekkür ederiz. 🙂

365 total views, 2 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

20 yaşının başlarında, kumral, yeşil gözlü, konuşmayı seven (bazen hiç susmayan), dediğim dedik çaldığım flüt bir insanımdır. Genellikle dinlemeyi ve yazmayı severim. Telefon genel olarak elime yapışıktır:) İnternet olmadığı ortamlarda muhabbet yoksa kendimi idam edebilirim. Birde her yerde beni niceonedreamer olarak bulabilirsiniz.

Leave A Reply