Ejderhalar Gerçekten Yaşadı Mı?

0

Uçan kanatlı sürüngenler… Bunlar filmlere, dizilere, kitaplara hatta postlara dahi konu olmuş, varolduğu sorgulanan ancak yine de herkesin dilinde olan muhteşem yaratıklar. Peki gerçekten var mı ejderhalar? Yoksa hayal ürünü mü? Hayal ürünü ise herkes aynı şeyi mi hayal etmiş? Demek istediğim ejderhalardan yalnızca yaşadığımız yüzyılda değil, geçtiğimiz yüzyıllarda da çokça bahsedilmiş. Eski kaynaklardan ortaya çıkan bulgulara göre bazı özellikleri farklı olsa da genel tabir aynı. Uçan, kuyruklu, alev püskürten sürüngenler… Gençmiş uygarlıklar birleşip hayal güçlerini birleştirip gelecek nesillere konu olacak ve onları meraklandıracak bir yaratık mı üretmeye çalışmışlar? Bu hiç mantıklı değil ha? Peki nedir işin aslı? Ejderhalarla ilgili ortaya çıkan bir kaç bilimsel kanıt hatta günümüzde olan somut örnekler var fakat hiçbiri “İşte bakın, ejderhalar gerçekten varmış demiştim size.” Dedirtecek türden değil. Peki ejderhaların geçmişte yaşadıklarına dair elimizde olan somut örnekler nedir? Haydi bir bakalım.

En büyük kanıtlardan biri daha önce açıklamış olduğum bir çok uygarlıkta, kültürde ejderhaların bahsedilmiş olmasıdır. Haklarında hiçbir bilgi yokken bile bahsedilmiştir bu yaratıklardan. Batı dışında birçok uygarlıkta zeki, bilge, sihirli yaratıklar olarak anlatılmışlardır. Bu eski uygarlıklar ejderhaların varlıklarından ve özelliklerinden bahsetmekle kalmamış, onlarla iletişime geçmeye çalışmışlardır. Batıda ise yalnızca uçan büyük sürüngenler olarak resmedilmişlerdir.  Ejderha söylemleri özellikle Fransa, Almanya, İsviçre ve Avusturya bölgesinde yaygındır. Ortaçağda hakkında söylenen bir çok rivayet ve destan vardır. Peki ya ejderhalarla özdeşleşmiş bi toplum olan Çin’e ne demeli? Günümüzde her bahara girdiklerinde düzenlenen ejderha festivallerini de unutmamak gerekir. Çinlilerin destanlarında ejderhalar uçamayan, denizlerde yaşayan bilge yaratıklardır. Kimileri krallara dönüşürken kimileri tanrı katına çıkmışlardır. Bu yüzden toplumda kral olmak isteyenler ejderha soyundan geldiklerini söylemişlerdir.

hunlar

Türk toplumunda da ejderhadan sıkça bahsedilmiştir ancak ejderha kelimesi yerine evren kelimesi kullanılmıştır. Büyük Hun İmparatorluğunun bayrağındaki ejderha motifini de unutmamak gerek.

Bundan çok değil 4 yıl öncesinde ise Endonezya’da Agni adı verilen bir sürüngen türü bulunmuştur. Bölgede yaşayan ve Sankristçe konuşan halk bu sürüngen türüne “”ateş” sözcüğü anlamına gelen “agni” ismini vermiştir. Agni, Hindu dininde ve “Veda”larda adı geçen bir tanrıdır. Agni, ateş tanrısıdır ve diğer tanrıların habercisidir.

flying-dragon2Bu ejderha türü balta girmemiş ormanlarda yaşar ve Endonezya halkını tarımdan elde ettiklerini yaktığı için canından bezdirmiştir. Bu uçabilen sürüngenlerin koruma altına alınması adına çalışmalar başlatıldı ve bu hayvanın ejderha torunları olup olmadığı hakkında araştırmalar yapılmaya başlandı. Yine de tüm bu somut ve soyut kanıtlara rağmen herhangi bir ejderha fosili bulunmamaktadır. Bu yüzden efsaneden öteye geçemeyen yaratıklar hayal ürünü çıkarımıyla kalmaktadır. Peki hayal ürünü olan bir yaratık geçmişten, bugüne, doğudan, batıya kadar neredeyse tüm toplumlarda bahsedilir mi? Şüpheli 🙂

366 total views, 1 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Başlarda çekingen tanımaya başladıkça içindeki deliyi ortaya çıkaran böyle manyak biri işte.

Leave A Reply