Annem Beni Hep Buldu

0

Hiç unutmam, yıl 1989. Ben daha küçük bir çocuğum. Annem üstümü başımı giydirdi. Birlikte dışarı çıktık. Yolda anneme nereye gittiğimizi sorduğumda pazara demişti. Çocuk bedenimi heyecan kaplamıştı. İlk defa annemle pazara gidecektim. Nasıl bir yerdi acaba bu pazar diye düşündüğümü anımsıyorum. Heyecan içinde annemin elini tutmuş kaldırım taşlarını bildiğim tüm sayıları söyleyerek aklımca saymaya çalışıyordum. Çocuk aklı işte… Şimdilerde aklıma geldiğinde istemsizce gülümsüyorum. Bazen kaldırım taşlarını saymayı bırakıp etrafıma bakındığım hayal meyal geliyor aklıma. Bakarken gördüğüm dar sokaklar, renkli evler… Sonra yeniden kaldırım taşları… Annem pazar denen yere geldiğimizi söylediğinde tam beş! tane taş saymıştım. Taş sayma işini bitirdiğimde kendimden emin bir şekilde kafamı kaldırıp pazara baktım. O anda tüm gerçek gözlerimin önüne serilivermişti. İşte! Kendi dünyamdan çıkmıştım. Çocukluğumun en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşıyordum. Korku ve dehşet kaplamıştı tüm bedenimi. Annemin elini daha sıkı, sımsıkı kavramış ve onun hızlı adımlarına, saydığım kaldırım taşlarından daha çok olan insanlardan sıyrılmak için uğraşırken ayak uydurmaya çalışıyordum. Sağda solda bağıran amcalar ve tezgahların önünde kapışırcasına sebze ve meyve alan insanlar vardı. İsminin pazar olduğunu öğrendiğim yer dehşete düşürmüştü beni. Aklım öyle karışmış, kalbim öyle korkmuştu ki annemin beni sürüklemesinden arta kalan tüm irademle oradan kurtulmak istemiştim. Bu ufak irade büyük bir kaçıp kurtulma dürtüsü uyandırmıştı minik aklımda. Oradan çıkmalıydım. Hemen, o an! Hiç düşünmeden annemin sıcak elini bırakıp olağan gücümle koşmaya başladım. Annemin geride kalışı, yalnız kalışım, aklımın ucundan dahi geçmedi. Bir çok bacağın üzerime geldiğini hatırlıyorum. Ufak adımlarım ve sürekli üstüme doğru gelen bacaklar yüzünden işlerin istediğim gibi gitmesi bir yana bulunduğum yerden çok az bir mesafe kat etmiştim. Tüm gücümle koşmama rağmen tüm o gürültü ve kaostan kurtulamamıştım. Buğulanmış gözlerle etrafıma bakınıyor, hala bir kurtuluş arıyordum ve hala annem yoktu aklımın ucunda. İşte tam o an, etrafıma buğulu gözlerle bakınırken… Birden dank etmişti kafama. Annem neredeydi?! Kulaklarımın içini bir uğultu kaplamıştı. Minik kalbim öyle hızlı atıyordu ki… Hissettiğim korku ve yalnızlık, etrafımda yarışırcasına koşuşturan insanlar, bağıran amcalar daha çok ürkmeme sebep olmuştu. Annemi istiyordum. Nereye gitmişti? Beni bırakmış olamazdı. Öyle değil mi? Anneler çocuklarını bırakır mıydı? Bırakmazlardı ki. Hem annem beni çok sever, hep öperdi. Çok seviyorsa neden bıraksın ki? Aklıma yaptığım yaramazlıklar doluşmaya başlamıştı. Annemin olmayışını anladıktan sonraki ikinci şokumu geçiriyordum. Yoksa sevmiyor muydu artık beni? Onu çok mu üzmüştüm? Düşüncelerim, gözlerimi dolduran yaşları bardaktan su boşaltırcasına göz pınarlarımda akıtıyordu. Annemi üzdüğüm için öyle pişman olmuştum ki… Ayağa kalkmalı ve annemi bulmalıydım. Onu bulmalı ve kocaman, koskocaman sarılmalı ve öpmeliydim. Yaptığım tüm yaramazlıklar için özür dilemeliydim. Düşüncelerim bana cesaret vermiş olacak ki korkularımı bastırmış, gözyaşlarımı dindirmiştim. Ellerimin tersiyle yanaklarımın ıslaklığını alıp etrafıma bakınma başladım. Minik adımlarımla bana çarptıkları halde beni fark etmeyen insanların arasından sıyrılmaya çalışıyordum. En fazla bir kaç adım uzaklaşabilmiştim olduğum yerden. Zordu. Bu çok zordu ama pes edemezdim annemsiz yapamazdım ki ben. Nasıl yapılırdı? Kim severdi beni onun gibi? Kim üstümü giydirirdi, kim en sevdiğim yemekleri yapardı bana? Kim çikolata alacaktı? “Aliiiii!” “Aliii oğlum nerdesin?!” İşittiğim telaş ve panik dolu ses kulaklarımın aşina olduğu bir sesti. Şüphesiz bu ses anneme aitti. Güzel annemin rahatlatıcı güzel sesi. İçimin rahatladığı o an… O an aklımdan, yüreğimden silinmiyor. Bugün tam otuz bir yaşındayım. İçimin rahatladığı o an her aklıma geldiğinde ilk günkü gibi rahatladığımı hissediyorum. Annem o gün bulmuştu beni. Annem beni hep bulurdu. Ergenlik döneminde kendimi kaybettiğimde yine o bulmuştu beni. Üniversite de kendi ayaklarımın üstünde durmaya çalışıp kendimi kaybedişimde bulmuştu beni. İlk kız arkadaşım beni terk ettiğinde de… Annem hep buldu beni.

280 total views, 2 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Başlarda çekingen tanımaya başladıkça içindeki deliyi ortaya çıkaran böyle manyak biri işte.

Leave A Reply

Ankara Temizlik