2015’in Uzayı

0

MARS KEŞİFLERİ

2015 yılının belki de en önemli olayı, Mars’ta suyun olduğuna dair en güçlü kanıtın bulunmasıydı. Mars’ın mevsimlerine göre değişim gösteren ve yamaçlardan aşağıya süzülen bu sulandırılmış tuz bileşiminin keşfi, bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Ülke olarak bu keşfin önemine dair ilk tepkilerimizden biri Nihat Hatipoğlu’na, programında yönetilen, ‘Mars’ta bulunan suyla boy abdesti alınır mı?’ sorusu olsa da, bu bilim açısından çok önemli bir gelişme. Bu keşifle belki de “Evren’de yalnız mıyız?” sorusuna yakın bir gelecekte ‘hayır’ cevabını verebileceğiz.

marsw

Mars’taki bir diğer keşif ise gezegenin atmosferini nasıl kaybettiğinin ortaya çıkarılmasıydı. Manyetik alanı olmayan bir gezegene Güneş rüzgarlarının neler yapabileceğini öğrenmiş olduk. Şükürler olsun ki, Dünya’nın bir manyetik alanı var. Bizi uzaydan gelen zararlı ışınlardan koruyan bir diğer güvenlik kalkanımız ise atmosferimizin kendisi. Eşsiz bir gezegende yaşıyoruz. Ah bir de kıymetini bilip doğayı katletmeye bir son verebilsek!

MARS YOLCULUĞU İÇİN HAZIRLIKLAR

Mars’a yolculuk için yapımı devam eden Orion uzay kapsülü üzerindeki çalışmalar 2015 yılı boyunca devam etti ve şu ana kadar yapılan testlerin hepsi olumlu sonuçlandı. Mars’da yaşama hazırlık için yapılan diğer iki önemli çalışma ise 2015 yılı içerisinde başlatıldı. 6 kişilik bir ekip, normal hayattan tecrit edilmiş şekilde Hawaii’de bir dağın tepesinde hayatlarına devam ediyor. Kubbe benzeri bir yapı içerisinde yaşayan bu ekip, dışarıya çıkmak istediğinde astronot kıyafetlerini giymek zorunda.

568291dfc03c0e3454799987

Bu sene içerisinde başlayan ve hâlâ devam eden ikinci çalışma ise insan vücudunun uzay koşullarındaki davranışını daha detaylı incelemek için yapılıyor. Amerikalı astronot Scott Kelly ve Rus kozmonot Mikhail Kornienko, Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderildiler ve #YearInSpace projesi ile insan vücudunun uzaydaki limitlerini zorluyorlar. Uzayda en uzun süre kalma rekoru 437.7 günle Rus kozmonot Valeri Polyakov’a ait. An itibariyle 276 gündür uzayda olan Kelly ve Kornienko bu rekoru kırabilirler. Tüm bu hazırlıklar 2030-2040 yılları arasında gerçekleşmesi planlanan insanlı Mars yolculuğu için yapılıyor. Güneş Sistemi’nde robotlar tarafından işgal edilen tek gezegen olan Mars, öyle görünüyor ki işgal edilmeye devam edecek. İnsanlardan önce daha birçok robot Mars topraklarında dolaşacak. Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) 2020 yılına kadar Mars’a birçok uzay aracı daha gönderecek.

ÜLKEMİZDE UZAY BİLİMLERİ

Uzay keşiflerinde adı geçen ülkeler arasına girebilmek, uzay teknolojilerine yatırım yapmak, gözlem araç ve tekniklerini geliştiren uluslararası projelere dahil olmakla mümkün olabilir. Ülke olarak henüz bu yönde ciddi bir çalışmamız yok. O nedenle 2015 yılı içerisinde ülke olarak gündemimize bomba gibi düşen uzayla alakalı en büyük haber, Bingöl’ün Sarıçiçek köyü ve malum meteorları. Öyle görünüyor ki, halkımız göktaşının kıymetini sonunda anladı. Halk arasında ciddi bir dini uyarı olan, ‘başımıza taş yağacak’ söyleminin aslında o kadar da kötü bir şey olmadığı anlaşılmış oldu. Her ne kadar meteorların ne olduğunun vatandaşlarımız tarafından anlaşılması açısından bu önemli bir gelişme olsa da, meteorun bilimsel değerinden hala bihaberiz.

Elbette ülkemizdeki bir avuç astronom ve astrofizikçi olarak çalışmaya devam edenler var.Sevindirici bir gelişme ise ülkemizin, Erzurum Karakaya tepelerinde kurulacak olan ve yapımı hâlâ devam eden, 4m sınıfı kızılötesi bir teleskoba sahip olacak olması. 2020 yılında ilk ışığın alınması planlanıyor.

Ülkemizin, uzay bilimlerinde dünya arenasındaki yerine büyük bir katkı sağlayacak olan bir diğer proje ise, Türkiye Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi (TURAG) projesi. Bir süredir aksamalar, engellemeler ve uzun süreli bekletilmeler yaşasak da, projenin ilgili kuruma sunulabilmesi için proje alımlarının başlatılmasını umut ve sabırsızlıkla bekliyoruz. Kim bilir, belki 2016 yılında size projenin kabul edildiği müjdesini veririz. Ülke olarak astronomi biliminde elimizden geleni yapmaya devam etsek de uzay teknolojileri üretecek derecede mühendislik bilgi birikimi ve insan gücüne henüz sahip değiliz.

‘Dünya’yı Güneş aydınlatmaz, Dünya aslında kendinden aydınlanır’, ‘Dünya düzdür, dönmez ve yer çekimi yoktur’ diyenlerin olduğu ve astronomik bilgileri yanlış şekilde kullanıp, daha da acısı, gök cisimlerinin hayatlarımızı yönettiğini iddia eden binlerce astrologla çevrelenmiş ülkelerin, elbette bilimsel aydınlanması diğer ülkelere göre daha yavaş olmaktadır.

275 total views, 1 views today

Konuyu Değerlendir
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Share.

About Author

Leave A Reply

Ankara Temizlik